Adını birebir İngiliz yazar John
Miltonun başyapıtından alan
Paradise Lost (Kayıp Cennet) 1989 senesinde
İngilterenin Yorkshire kentinde underground bir metal grubu olarak kuruldu.
Underground camiasına girişleri ise çıkardıkları üç demo ve bir single (In Dub)
sayılmazsa 1990 yılında çıkan ilk albümleri "Lost Paradise" ile oldu.
Fanzinlerin kapaklarında mezarlık önünde umutsuzca poz veren beş hüzünlü genç
olarak tanındılar.
1991 yılında ise Peaceville Records etiketiyle çıkan
"Gothic" albümü geldi. Bu albümden önce metal müzikte "gothic metal" olarak
tabir edilen bir kategori yoktu. Ama
Paradise Lost bu albümüyle müziklerinin
türünü belirledi ve gothic metal denilen yeni bir akım başlattı. "Gothic"le
beraber grubun ilk profesyonel kariyer başarısı geldi ve ilk Avrupa turnelerine
çıktılar.
1992 senesinde piyasaya çıkan "Shades of God" grubun üçüncü
albümüydü ve öncesinde çıkan singledaki bugün bile dillerden düşmeyen efsane
"As I Die" parçasını içeriyordu. Hemen ardından "Icon" geldi ve albüm modern
Heavy Metal için bir mihenk taşı olarak kabul edildi. Müzik daha heyecan verici
bir hal aldı, ama o karamsar hava, o depresif etmosfer devamını sürdürdü.
Sıradaki albüm "
Draconian Times" (1995) oldu. "Icon"un karakter olarak
ikiziydi ve grubun ekonomik açıdan en başarılı albümüydü. Ansızın, eşsiz
müziklerini yaratana dek yıllarca bıkmadan usanmadan çalışan grup, müziksel
anlamda bir kavşağa gelmiş bulundu. Grubun lideri Greg Mackintosh elektronik
aletler ilgilenmeye başladı ve grubu neredeyse metal müziğin dışında apayrı bir
yere sürükledi. Sonuç "One Second" (1997) oldu. Bu albüm grubun fan kitlesini
adeta ikiye böldü. Müzik, grubun içine işleyen karamsar havayı yine veriyordu
ama metal müzik bekleyen
Paradise Lost hayranları için yetersizdi. Böylece
orijinal
Paradise Lost hayranları grupla beraber bu macerada ilerlemeye devam
etti.
Metal camiasının beklentileri üzerine "Host" ve "Believe in
Nothing" ile grup geçmiş müziklerine geri bir dönüş yaptı. Özellikle "Believe in
Nothing" grup için ikinci büyük değişim sayıldı.
2002 senesinde çıkan
"Symbol of Life" ise grup için yeni bir başlangıcın temsilcisiydi. Grup bu
albümle geçmişlerine bir yolculuk yaptıklarını hayranlarına duyurdu. Eski
parçalarını daha değişik bir tarzda yeniden coverladı.
Grubun bu
albümden sonra 2003 senesinde Strange Fruit Records etiketiyle (Dracoain Timese
dek olan parçalarının canlı kayıtlarını içeren) "At the BBC" isimli bir albümü,
"Erased" adında bir singleı ve 2004 senesinde Bolt Throwerla çıkardıkları bir
split cdsi (Demolishing England) bulunuyor.
Paradise Lost karanlık, umutsuz, ve
daha önce kimsenin yapmadığı kendilerine has müzikleriyle özellikle 90
gençliğinin sesi olmayı başardı.